Archive for Vehicle
Ulaşımımda Yeni Dönem: Motorsiklet
September 2nd, 2011 • 2 comments Vehicle
Tags: 125, araba vs motor, duke, fiddle, in, ktm, motor, motorsiklet, out, scirocco, sym, vespa
Beni yakından bilenler araba hastalığımı da iyi bilirler. Arabada yatıp kalkacak kadar delisiyim veletlerin. Modifiyesi idi, beygiri idi, motor sesi idi artık iş fetiş bir noktaya kadar varmış durumda. Amma velakin İstanbul trafiği, günlük otopark çilesi benzin derdi vesaire derken bayıldığım yeşil devim Scirocco’mu satmıştım birkaç ay önce. Hala satın alan İzmir’li arkadaşla da konuşuyoruz Facebook’tan bu arada. O derece bir bağ yani…

Sattım ama yeni aldığım ilk oyuncak Fiddle oldu. SYM markasının Vespa-vari çıkarttığı bu modeli tercih etmemdeki sebep, hem geçici olduğundan ucuz olsun hem de kolay satılabilir birşey olsun diye idi. Scooter binenlere motorcu neden denmediğini de anlamış oldum.
Gerçekten motordan sayılabilecek bir araç değil ta ki Duke satın alana kadar. Ufak lastiklerinden ötürü Scooter çok konforsuz olması ile beraber emniyetsiz de bir velet. Hatta Serdar Kuzuloğlu geçtiğimiz haftalarda Vespa’sı ile ıslak zeminde düşmüştü. Ben de çok ufak bir kaza atlattım benzer bir şekilde Fiddle ile.

Serdar Kuzuloğlu'nun Vespa kazasından enstantene
Duke’e geri döneyim. 2. motorum ve henüz 1.000km ama kısa sürede epey dolandım İstanbul’da. Amerikan Avusturyalı KTM firmasının Hindistan’da üretilen bu 125cc 15bg. modeli, tam şehir içi düşük hızda rahat kullanımı olan bir model. Manevra kabiliyeti çok yüksek, konforu Scooter’a göre daha iyi ama tabii bir enduro değil bu motor. Spormoto getiriyor Türkiye’ye ve fiyat olarak seleflerinden pahalı (4.000Euro) ama bir Vespa’dan ucuz. Vespa’ların gereksiz pahalı olmasından kaynaklı o da zaten.

KTM Duke 125 & SYM Fiddle 125
Araba vs. Motor olayına gelirsem, genelde motorsiklet kullanmayan herkeste şöyle bir kanı var: Taksiler, dolmuşlar çok sıkıştırıyor. Vallahi beni henüz sıkıştıran olmadı, bunun nedeni de motorsikleti araba gibi kullanıyor olmam da olabilir. Çok fazla aralardan gitmedikçe, birkaç püf nokta bildiğiniz zaman da, hiç bir sorun yaşamıyorsunuz trafikte. Yalnız bariz bir nokta var ki İstanbul’da anadolu yakasında motorsiklet kullanmak, avrupa yakasında kullanmaktan 10 kat daha kolay. Çünkü anadolu yakasında araba kullanıcıları hem daha bilinçli hem de avrupa yakasındaki gibi de bir hurra bir tarafa yetişecez koşturmacası yok sanırım.
Şehir İçinde motorsikletin In ve Out’ları da bence şöyle:
IN‘ler:
- Ucuz – Benzin parası %25 gibi birşey. Otopark parası yok.
- Hızlı – Son hız bakımından değil, trafik olduğunda bile sen ilerlediğinden her yer max. 15-20 dk. mesafedesin
- Stressiz – Trafik sorununa güle güle
- Park etmek kolay, her yer otopark sana
- Servis kolaylığı
OUT‘lar:
- Riskli – Kaza anında mutlaka yaralanıyorsun, ne kadar koruma takarsan tak.
- Rahatsız – Üstünde kask, mont, eldiven, dizlik, .. var.
- Çalınma riski var.
- Kaskosu pahalı.
- Enduro değilse uzun yolda artçı işkence çekebilir.
- Kötü havalarda daha deneyimlemedim ama sıkıntı yaratabilir.
Şehir içinde ama birebir ideal kesinlikle, özellikle güzel havada Bebek’e, Bağdat Cad.’sine araba ile gidilen x saat yolu, 10 dk.’da gitmek de çoğu kişi için artı olabilir.
Şimdi bir de Duke için Facebook Sayfası açtık. Oraya da ilgi ve alakası yoğun kişileri bekleriz. Özellikle Duke sahiplerini de cımbızla arıyoruz ki bir araya gelelim. Duke’lerle dolanalım diye.. Duyurulur..
Edit: Hazır yeri gelmişken ara ara başını ağrıttığım arkadaşım Serkan Söğüt‘e (Çok Okuyan Çok Gezen) de teşekkürler..